Masal Dünyası

Kırmızı Başlıklı Kız

kırmızı başlıklı kız

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde develer tellal pireler berber iken ben bağda üzüm bekler, derede odun yükler iken bir varmış, bir yokmuş…

Bir zamanlar küçük bir kız varmış ve bu küçük kız, hep kırmızı başlıklı bir pelerin giyermiş. Bu yüzden de herkes ona kırmızı başlıklı kız diyormuş. Bir gün küçük kızın annesi; “Anneannen hasta, yaptığım kurabiyeleri ve şifalı bitkileri ona götürür müsün?” demiş.

Kırmızı Başlıklı Kız ise “Tabii anneciğim” diyerek, yola çıkmış. Annesi ona tavşan ormanındaki yoldan da ayrılmamasını tembih etmiş. Kırmızı başlıklı kız, yolda şarkılar söyleyerek yürüyormuş. Kendi kendine de o ormana niye tavşan ormanı dediklerini, hiç tavşan görmediğini düşünüyormuş. Yolda rengarenk bir sürü çiçekler görmüş.

– Anneannem çok hasta, ona gidiyorum. Ormanın sonundaki sarı evde oturuyor. Bu arada bana herkes kırmızı başlıklı kız der, istersen sen de öyle diyebilirsin. Kurt;

– Ben senden önce gidip anneannene haber veriyim, sen de rahat rahat çiçek topla, demiş. Bu sırada kurt bir avcının silah seslerini duyup oradan kaçmış. Kırmızı başlıklı kız kaybolduğunu anlayıp ağlamaya başlamış. Kıza yaklaşan avcı, kırmızı başlıklı kızın sesini duyup, yanına gelmiş.

– Burada tek başına ne yapıyorsun küçük kız, burası çok tehlikeli ben de bir süredir buralarda dolaşan bir kurdun peşindeyim” demiş. Kırmızı başlıklı kız, annesinin sözünü dinlemeyip, tavşan ormanındaki yoldan ayrıldığına çok pişmanmış ve avcıya kurtla karşılaştığını söyleyememiş.

– Ormanın sonunda oturan hasta anneanneme kurabiye götürüyordum. Kayboldum.

– Seni anneannene bırakayım o zaman, demiş avcı. Bu arada kurt da kestirme yoldan anneannenin evine gelip, kapıyı çalmış.

Anneanne içeriden “Kim o?” diye seslenmiş.

Kurt sesini değiştirip, “Benim anneanne, kırmızı başlıklı kız. Sana çok lezzetli kurabiyeler ve şifalı bitkiler getirdim.”

Anneanne ise “Kapı açık güzel kızım, içeri girebilirsin” diye cevap vermiş. Kurt, açık olan kapıdan içeriye girmiş. Biraz sonra kırmızı başlıklı kız ve avcı anneannenin evine gelmişler. Avcı, kırmızı başlıklı kızı anneannesinin evine bırakıp, dönmüş. Kız, kapıyı çalmış, içeriden ise anneannesinin sesi gelmiş.

“Biraz anneanneme çiçek toplayayım, çok sevinir.” demiş. Kırmızı başlıklı kız, çiçek toplarken yoldan uzaklaştığının farkına varmamış. O sırada çalıların arkasında bir ses duymuş. Önüne bir kurt atlamış. Kırmızı başlıklı kız çok korkmuş ve elindeki sepeti yere düşürmüş. Kurt hemen dökülen kurabiyeleri toplayıp, kırmızı başlıklı kıza geri vermiş. Kırmızı başlıklı kız, kurdun bu hareketinden dolayı çok şaşırmış. Kurt, kırmızı başlıklı kıza “Nereye gidiyorsun küçük kız?” diye sormuş.

kırmızı başlıklı kız

– Kim o?

– Benim anneanne, kırmızı başlıklı kız…

– Kapı açık güzel kızım, içeri girebilirsin. Kırmızı başlıklı kız, içeriden gelen sesin anneannesinin sesine hiç benzemediğini, hasta olduğu için sesinin böyle çıkabileceğini düşünüp, kapıdan içeri girmiş. Kurt, anneannesinin geceliğini giyip, başlığını ve gözlüklerini takıp yatakta yatıyormuş. İçerisi karanlık olsun, kırmızı başlıklı kız kendisini tanımasın diye de bütün perdeleri kapatmış. Kurt;

“Buralara kadar gelip, bana yiyecek getirdiğin için teşekkür ederim. Yaklaş da seni seveyim.” demiş. Kırmızı başlıklı kız, sepeti kenara bırakmış ama yatağa da fazla yaklaşmamış. Çünkü anneannesi ona farklı görünüyormuş.

– Senin kolların niye bu kadar uzun anneanne_

– Seni daha iyi kucaklamak için…

– Kulakların neden bu kadar büyük peki?

– Seni daha iyi duyabilmek için…

– Gözlerin niye bu kadar kocaman peki?

– Seni daha iyi görebilmek için…

– Dişlerin niye bu kadar uzun ve sivri anneanne?

Kurt, “Seni daha iyi yiyebilmek için” demiş ve yataktan fırlayıp, kırmızı başlıklı kızın üstüne atlamış. Kırmızı başlıklı kız, o anda onun yolda karşılaştığı kurt olduğunu anlayıp, bağırmaya başlamış.

– İmdaaattt, yardım edin” diye bağırmış. Avcı, kırmızı başlıklı kızın bağırmalarını duyup, hemen eve koşmuş ve kapıdan içeri girerek kurdu yakalamış.

– Nihayet seni yakaladım. İşte artık elimdesin”. Avcı, kurdun karnını açmış ve anneanneyi kurtarmış. Kırmızı başlık kız, avcıya teşekkür etmiş.

Avcı ise “Birşey değil ama bir daha sakın annenin sözünden dışarı çıkma” demiş. Anneanne, kırmızı başlıklı kızın getirdiği kurabiyeleri yemiş, şifalı bitkileri kaynatıp suyunu içmiş ve hemen iyileşmiş.

Kırmızı başlıklı kız, bundan sonra kimsenin sözüne kanmayacağına dair anneannesine söz vermiş. Eve dönmek için yola çıkmış. Ormanda neşe içinde şarkılar söyleyerek yürürken tekrar kurda rastlamış. Avcının ormanı temizleme cezası verdiği kurt, kırmızı başlıklı kızı görünce yaptığından çok utanmış. Tavşan ormanı yine eskisi gibi tavşanlarla dolu, cıvıl cıvıl bir orman olmuş.

Bir Cevap Yazın