Masal Dünyası

Korkak Tavşan

korkak tavşan

Ormanın birinde korkak bir tavşan yaşarmış. Küçük bir tıkırtı ve minik bir hareketten ürküp, hemen korkar, sonrasında da tir tir titremeye başlarmış. Bu nedenle de evden dışarıya çıkamaz, bütün gün pencereden dışarıyı seyredermiş.

“Ne olurdu sanki” dermiş, “dışarısı bu kadar tehlikeli olmasa!” Ben de dışarıya çıkabilsem, koşup oynayabilsem…”

Canı çok sıkılıyor, yaptığı hiçbir şeyden de zevk alamıyormuş artık. Dışarıdan gelen minicik bir ses korkudan yerinden zıplamasına, ürkekçe yatağının altına sığınmasına neden oluyormuş. Zamanla içi rahat bir şekilde yemek yiyemez, uyku uyuyamaz olmuş.

Bazen diğer hayvanlar, ” bu kadar korkacak birşey yok canım. Korkularını yenmen gerek.” diyorlarmış. Oysa tavşana göre böyle diyenlerde korkuyormuş. Çünkü korku yenilmez bir düşman gibiymiş. Onu alt etmek ise ne mümkün!

Çok sıcak bir günde tavşan çok susamış. Susuzluktan bayılacak gibi olmuş. Ne yapacağını bilememiş. Susuzluğunun geçmesini beklemiş ama nafile. Giderek daha da fazla susamış. Dereye gidip su içmeye karar vermiş. Önce evin içinde bir iki tur atmış, başka türlü cesaret edemiyormuş çünkü. Sonra bütün cesaretini toplayarak birazda titreyerek dere kenarına gelmiş. O sırada dere kenarında kurbağalar varmış.

Tavşanı görür görmez kendilerini suya atmışlar. Tavşan bir kez daha korkmuş. Ama daha çabuk kendine gelmiş. Eğilip su içmeye başlamış. Rahatladığını düşünmüş. Sonra da etrafına bakınıp şöyle düşünmüş.” Artık hiçbir şey beni korkutamaz. Ben çok cesurum. Gürültüden korkmadım, üstelik başka hayvanları bile korkuttum.” Kendiyle gurur duymuş. Zıplayarak dönerken sevinçten uçacak gibiymiş. Mutlulukla şöyle bağırmış.

“Cesareti olan çıksın karşıma.”

Bir Cevap Yazın