Anneler, Pokemon Go’daki tehlikeye dikkat!

0
346
pokemon go

 

yekta korkmazBilindiği üzere şu günlerde oyun dünyasında başlayan yeni bir furya var.

Adı malum: Pokemon Go…

Henüz ülkemizde resmi olarak indirilmeye sunulmamış olsa da birçok kişi resmi olmayan sürümlerle bu oyunla ucundan kıyısından bir şekilde tanışmak durumunda kaldı. Bu tanışıklık kah yakın çevresinde oynayanlar kah ise sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan reklamlar ve haberlerden dolayı oldu. Oyun, diğer sanal oyunlardan farklı olarak dış dünya ile bütün halinde oynanmakta, hedefe ulaşmak içinse çevrede bolca kesintiye çıkılmasını öngörmektedir.

Kimileri bunun fiziksel aktivite olarak değerlendirilip faydalı olduğunu düşünse de ne yazık ki oyun o kadar da masum değilmiş haberiniz olsun.

Pokemon Go, akıllı telefonlarla online olarak, “artırılmış gerçeklik” teknolojisiyle oynanabilen bir mobil oyun. Oyunda amaç; gerçek hayatta belirli adreslere giderek, orada bulunan pokemon karakterlerini yakalamak üzerine kurulmuş. Pokemon toplayıp kendi koleksiyonunuzu oluşturmak için sokaklarda dolaşmanız gerekiyor.

Oyun esnasında sürekli etrafta pokemon bulmak için telefonun kamerasına odaklanan oyuncular çevresel faktörlere de dikkat etmeleri zorlaştığı için bir sürü tehlikeyle karşı karşıya gelebilirler. Özellikle küçük yaştaki çocuklar sanal oyunlara çok fazla odaklanmakta, kurgu ve gerçeği ayırt etmede sorun yaşanmaktadır. Geçmişte bu tarz oyunlarda çocukların zarar gördükleri de bilinmektedir.

Yapılan araştırmalara göre 13 – 17 yaş grubundaki gençlerde internet ve mobil oyun bağımlılığının daha yüksek olduğuna dikkat çeken Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Klinik Psikoloğu Yekta Korkmaz, Pokemon Go konusunda önemli uyarılarda bulundu. Peki kendini Pokemon Go’ya fazla kaptırmanın riskleri nelermiş hep birlikte göz atalım…

  1. Mobil oyunların kullanımı arttıkça dış dünyayla yüz yüze ilişki de doğal olarak azalmaktadır. Bu durum, kişiyi daha içe dönük yaparken, zamanla duyguların azalmasına da yol açmaktadır.
  2. Oyun oynarken hissettiği baştaki heyecan duygusu zamanla durağan bir hale gelir ve kişi donuklaşabilir. Aynı zamanda bu çocukların engellenme eşiğinde düşme olduğu için öfke kontrolünde de bozulmalar görülmektedir.
  3. Özellikle 12 yaş öncesinde ve muhakeme yetisi henüz gelişmemiş çocuklar gerçekle hayal ürünü arasındaki belirlemeyi yapmakta zorlanıp, ciddi güvenlik sorunları yaşayabilirler.
  4. Oyun içeriğinde olan uçma, kaçma, zarar verme davranışlarının gerçek hayatta da olabileceğini varsayıp bunları deneyebilir ve sağlıklarını riske atabilirler.
  5. Ergenlik dönemi öncesi çocuklarda bu tür oyunları olabildiğince kısıtlamak gerekmektedir.
  6. Ergenlik döneminde kısıtlamalar biraz daha yumuşak olmalı ve en azından belli düzeyde kontrolü sağlanmalıdır.
  7. Ergenler içinde sosyal faaliyetlere yönlendirmek ve bu alandaki yeteneklerini desteklemek çocuğun bu tarz oyunlara yönelimini azaltacaktır.

 

 

YORUM YOK

CEVAP VER