O da ne! Sınıfta kalanlar okul açtılar

0
311
Sınıfta kalanlar okul açtılar

“İleride şöyle olacaksınız, böyle olacaksınız.”
Biz ne olacağız ilerde?
İleri denilen yer nerede?
Bunu bilmek için şifreyi bilmek gerek. Ama kimse bize şifreyi söylemiyor işte.”

Levo, kitapta yazılanları okuyor ama aklı almıyor. Okuduğunu anlamakta güçlük çekiyor. Tembel ya da kalın kafalı değil, sadece uygun koşullara sahip olamayan bir çocuk. Okulda öğrendiklerinin, okulun kendisinden istediği şeylerle hiç örtüşmediğini düşünüyor. Yalnız da değil, Levo’yla aynı kaderi paylaşan mahalleden başka çocuklar da var. Sınıfın en arka sıralarına oturtulan, hor görülen, dalga geçilen, değişsin diye okula yollanan.

İleride çocukları kendileri gibi olmasın diye hayalleri uğruna, ait oldukları topraklardan ülkenin en batısına, İzmir’in küçük bir kasabasına yerleşen Diyarbakırlı ailelerin çocukları onlar. Levo ve dostları, uyum sağlamaya çalıştıkları bu yeni dünyada adeta çıkmaz bir sokağa sapmış gibiler. Ama hayat onlardan cesur adımlar bekliyor. Başka bir dilin içine doğan fakat bambaşka bir dille büyümeye ve çevrelerini anlamlandırmaya çalışan bu çocukların, sınıf arkadaşlarıyla eşit olabilmeleri için önce içlerindeki yarayı iyileştirmeleri ve hayata başkalarının değil, kendi pencerelerinden bakmayı öğrenmeleri gerekiyor. Bunun da tek yolu okumaktan, anlamaktan ve anlatmaktan geçiyor.

Özgün hikayeleri ve çarpıcı karakter tiplemeleriyle çocuk ve gençlik edebiyatımıza pek çok sorun odaklı eser kazandıran Miyase Sertbatur’un Sınıfta Kalanlar Okul Açtılar isimli romanı, eğitim sistemimizdeki fırsat eşitsizliğine dem vururken, eğitim ve öğretimdeki iyi ve kötü örnekleri kıyaslayarak birbirinden farklı çocukların iç dünyalarına ayna tutuyor.

Yunus Nadi Ödüllü karikatürist Hicabi Demirci’nin resimleriyle canlanan bu etkileyici kitap, güvercinlerini ninelerine emanet ederek, evinden kilometrelerce uzakta yaşamak zorunda bırakılan bütün çocuklara küçük de olsa bir umut ışığı yakıyor.

YORUM YOK

CEVAP VER