Genel

Yarıyıl Tatilinde Çocukların Teknoloji Kullanımı için Öneriler

teknoloji

Günlük hayatı kolaylaştıran, zamanı daha hızlı ve verimli kullanma imkanı sunan teknoloji, günümüzde aynı zamanda bir bağımlılık aracı olarak da öne çıkıyor. Teknolojinin ölçüsüz, sınırsız ve kontrolsüz kullanımı ile teknolojik ürüne ulaşılamadığında yoksunluğa kadar gidebilecek bir durum olarak tanımlanan teknoloji bağımlılığından çocukları korumak için Yeşilay ebeveynlere öneriler sunuyor.

Çocukların boş zamanlarını verimli ve kaliteli kullanabilmesi, sosyalleşebilmesi için ebeveynlere büyük iş düştüğünü belirten Çocuk Psikiyatrisi Uzmanı Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, ebeveyn çocuk ilişkisinde yaygın olarak tercih edilen ödül – ceza uygulamasının çocukların teknoloji ile doğru ilişki kurmasına zarar verdiğini söyleyerek, “Ebeveynler, çocuklarının yaptığı ya da yapmadığı davranışları, tutumları için uygulama noktasında kurallar koyarlar. Uyulması beklenen bu kuralların bazıları çocuklar için zorlayıcı olur, bazıları ise oldukça kolay gelebilir. Kolay olanlar kolay alışıldığı için çok sorun teşkil etmez ya da ayrı bir uygulana yöntemine gerek kalmaz. Ama zor kurallar zorlayıcı olabilir. Ancak ebeveynlerin doğruları olduğu için uygulanmaması halinde  ceza sistemi uygulanır.

teknoloji

Bu sistem ile amacın ödül verdikçe davranışın devamını olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, “olumlu” davranışın ya da verilen “görevin” yerine getirilmesini, sıklığını pekiştirmek için verilen ödülün nicelik, nitelik ve sıklık bakımından ele alınması gerektiğinin altını çiziyor: “Çünkü her ödül olumlu davranışı pekiştirmez, pekiştirmediği gibi farklı olumsuz sonuçlara da yol açabilir. Birçok aile tüm dönem boyunca okuldan, derslerinden kopmaması için çocuklarını bilgisayar, tablet gibi araçlardan uzak tutmaya çalıştı. Artık yarıyıl tatili başlayınca da çocuklar ve anneler kendilerine göre bilgisayarla, telefonla, oyunlarla, tabletlerle çok fazla vakit geçirmeyi haklı gördüler, görmeye başladılar. Burada ebeveyn de tatil olmasından ve okul ödevi gibi bir sorumluluğun olmamasından kaynaklı olarak bu ödül sistemini çok masum görebiliyor. Ama baştan beri bir yanılgı var. Çocukları teknolojiden uzak tutmak ya da birden sanal dünyanın içine atmak çok büyük bir yanlış.”

Çocukların teknolojik araçlarla geçirdiği sürenin sınırlarının belirli olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Öztürk; 0-2 yaş arasındaki çocukların ekranla ya da teknoloji ile tanışmamasının doğru olduğunun belirtiyor: “Her gün; 3-6 yaş arası çocukların 30 dakika, ilköğretim çağına gelmiş çocukların 45 dakika, ortaöğretim öğrencilerinin günde 1 saat, lise çağına gelmiş gençlerin ise 2 saat ekranla, teknolojik araçla vakit geçirmesi en doğru yol. Okul döneminde çocuğa teknolojik araçlarla vakit geçirebileceği, ihtiyacını karşılayabileceği optimum bir süre veriliyor. Bu süreler okul zamanı ya da tatil fark etmeksizin uygulanırsa teknoloji bağımlılığı ebeveynler için bir tehdit olmaktan çıkabilir.”

Yeşilay ne öneriyor?

Ebeveynlerin mutlaka bir tatil planı yaparak, bu planlama içerisinde çocuklarının teknoloji ile iç içe olacağı optimum sürelerin oluşturması gerektiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, kitap ve sporun olmazsa olmaz olduğunu önemle vurguluyor: “Bitirmesi gereken ders dışı hikâye, roman kitapları olmalı. Çocuğu spor dallarından birine olan ilgisi en iyi şekilde değerlendirilmeli. Arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği zaman ve alanlar oluşturulmalı. Sadece bilgisayar değil, çocuğun sağlıklı yaşam, beslenme gibi alışkanlıkları da kontrol altında olmalı. Zira, tatilde hızlı tüketilen, abur-cubur yiyeceklere ilgi çok kayıyor.”

Çocuklarının internette geçirdiği vakti ebeveynlerin kontrol etmesi gerektiğini ve bu durumun asla çocukların özel hayatına karışmak anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Öztürk, “Bu bir kontrol mekanizmasıdır. İnternette, sokakta görebileceğinizden daha fazla anonim kimlik var. Daha tehlikeli olabilirler. Bunlara dikkat edilmesi, çocuğun güvenliği için çok önemli. Ebeveynler teknolojiyi kullanımında rol model de olmalı. Tüm gün ellerinde telefon, gerekli-gereksiz, ilgili-ilgisiz her şeye bakan, takip eden ebeveyn modeli, çocukların dünyasında da bu araçları çok masum kılacak. Herkes için belirlenen bir sınır olmalı ve aile fertleri buna uymalı” açıklamasında bulunuyor.

 

 

Bir cevap yazın